
Miyopi (uzağı görememe) çocukluk çağında en sık görülen kırma kusurlarından biridir. Gözün ön–arka uzunluğunun normalden fazla olması veya korneanın normalden daha dik oluşu, ışığın retinanın önünde odaklanmasına neden olur ve uzak görüntüler bulanık algılanır.
Gözlük veya kontakt lens görme netliğini düzeltir; ancak çocuklukta göz hala büyümeğe devam ettiğinden tedavinin amacı yalnızca net görmeyi sağlamak değil, gözün uzama hızını yavaşlatmak ve buna bağlı retina dejenerasyonu, glokom ve katarakt gibi komplikasyonların riskini azaltmaktır. Miyopinin ilerlemesini tamamen durdurmak mümkün değildir; fakat optik ve farmakolojik yöntemlerle miyopinin ilerlemesi belirgin biçimde yavaşlatılabilir.
Düzenli takip, eksen uzunluğu (AL) ölçümleri ve kişiselleştirilmiş tedavi planı ile hem kırma kusurundaki artış hem de yapısal uzama hızı yavaşlatılabilir.
Miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak için birkaç etkili yöntem vardır:
Hangi yöntemin tercih edileceği; çocuğun yaşı, miyopinin ilerleme hızı ve yaşam tarzına göre belirlenir. Çoğu zaman bu yöntemler birlikte uygulanır.
Tedavinin başarısını artırmak için bazı alışkanlıklar da çok önemlidir. Gün içinde bolca açık havada zaman geçirmek, yakın çalışmalara sık molalar vermek, yeterli aydınlatmada çalışmak ve okuma ile ekran mesafesini en az 30–40 cm tutmak bu alışkanlıklar arasında yer alır.
Özel tasarımlı miyopi kontrol gözlük camları, merkez bölgesinde net görüş sağlarken çevrede kontrollü bir 'miyopik defokus' oluşturarak gözün aşırı uzama eğilimini azaltmayı hedefler. Bu optik tasarım, retinanın arkasına düşen görüntüleri algılayarak büyüme ihtiyacını azaltan bir sinyal oluşturur.
Klinik çalışmalar, bu camların iki yıl içinde hem kırma kusurundaki artışı hem de eksen uzunluğundaki büyümeyi ortalama %50 oranında yavaşlattığını göstermektedir. Çocuklar genellikle kısa sürede uyum sağlar; tedavinin etkisinin devamı için düzenli ölçüm ve takip önem taşır.
Spor yapan, gözlük takmaktan hoşlanmayan veya estetik nedenlerle gözlük kullanmak istemeyen; aynı zamanda hijyen kurallarına dikkat edebilen çocuklarda multifokal miyopi kontrol kontakt lensleri etkili bir seçenek olabilir. Bu lenslerin merkez bölgesi uzak görüşü netleştirirken, çevresel halkaları gözün aşırı uzama eğilimini baskılayacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece hem net görüş korunur hem de miyopi ilerlemesi yavaşlatılır.
Kontakt lens kullanımı titizlik gerektirir: lenslerle uykuya kalınmamalı, takma–çıkarma sırasında eller mutlaka temiz olmalı ve düzenli kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır. Bu kurallara uyulduğunda yöntem güvenli ve etkili bir seçenek haline gelir.
Düşük doz atropin damlalar (%0.01–0.05) özellikle 5–18 yaş arası çocuklarda miyopi ilerlemesini yavaşlatmada güvenli ve etkili bir seçenektir. Gözün aşırı uzama eğilimini azaltarak numara artış hızını düşürür. Genellikle gece yatmadan önce her göze birer damla uygulanır ve tedavi ortalama 2–3 yıl sürer. Düşük dozlarda kullanıldığında damlalar genellikle iyi tolere edilir; nadiren hafif göz kızarıklığı, ışık hassasiyeti veya geçici yakın okuma zorluğu görülebilir. Atropin damla tedavisi çoğu zaman optik yöntemlerle birlikte planlanır ve tedavinin etkinliğini değerlendirmek için düzenli takip ve ölçümler önemlidir.
Ortho-K (ortokeratoloji),geceleri takılan özel sert kontakt lenslerle korneanın şeklini geçici olarak düzleştirip yeniden biçimlendirerek gündüz saatlerinde gözlüksüz netlik sağlayan bir yöntemdir. Etki kullanıma bağımlıdır: lens bırakıldığında kornea yavaşça eski biçimine döner ve miyopi yeniden ortaya çıkar. Yöntemin güvenli ve etkili olabilmesi için uygun hasta seçimi, titiz hijyen ve düzenli hekim takibi şarttır.
Gün içinde en az iki saat açık havada bulunmak, miyopinin ortaya çıkma ve ilerleme riskini ölçülebilir düzeyde azaltır. Uzun süren yakın çalışmalarda 20-20-2 kuralı etkilidir: her 20 dakikada bir 20 saniye uzağa bakmak ve günde 2 saat dışarıda olmak. Buna eşlik eden 30–40 cm okuma mesafesi, yeterli aydınlatma ve aralıksız ekran kullanımını sınırlama da gözün aşırı odak yükünü azaltarak ilerlemeyi yavaşlatmaya yardımcı olur.
Tek bir 'en doğru' seçenek yoktur; yaklaşım çocuğun yaşı, ilerleme hızı, günlük alışkanlıkları ve ölçümlerine (kırma kusuru, eksen uzunluğu) göre bireyselleştirilir. Küçük yaşlarda özel tasarımlı miyopi kontrol gözlük camları ile başlamak pratik olabilir.
Sorumluluk düzeyi yüksek, aktif çocuklarda multifokal/periferik defokus özel kontakt lensleri değerlendirilebilir; hızlı ilerleme görülen olgularda düşük doz atropin optik yöntemlere etkili bir destek sağlar. Bu yöntemler yalnız başına da etkili olabilir, ancak genellikle bir arada kullanıldığında daha güçlü sonuç verir. Miyopideki ilerleme ve eksen uzunluğu verileri 3–6 ay aralıklarla yapılan kontrollerde ışığında tedavi planı güncellenir.
Tedavinin etkisini iki ana ölçütle izleriz: kırma kusurundaki değişim ve eksen uzunluğu (AL) artışı. Kontrol sıklığı genellikle ilk yıl 3–6 ayda bir, sonrasında yılda en az bir kezdir; hızlı artış, yeni yakınma veya tedavi değişikliği varsa bu aralık kısaltılabilir. Tedavinin etkili sayılması, yaşa göre numara artışı ile eksen uzamasının belirgin biçimde yavaşlaması ile anlaşılır. Kısacası, ölçümlerdeki yavaşlama ve çocuğun görsel konforunda artış, doğru yolda olduğumuzun pratik göstergesidir.
Günlük rutine en az iki saat açık hava eklemek, uzun süren yakın çalışmalar sırasında kısa molalar vermek (20-20-2 kuralı),akşam geç saatlerde ekran süresini sınırlamak, 30–40 cm okuma mesafesini dikkat etmek ve çalışma sırasında kısa molalar vermek yeterli aydınlatmayı sağlamak ve kontrolleri aksatmamak başarıyı artırır. Ailenin destekleyici tutumu çocuğun tedaviye uyumunu kolaylaştırır.
Uzun yıllar boyunca miyopinin ergenlik sonrasında durakladığı düşünülmüştür. Ancak son dönem araştırmalar, miyopinin ilerlemesinin yalnızca çocuklukla sınırlı kalmadığını, yetişkin yaşlarda da sürebildiğini göstermektedir.
Son çalışmalar 20 ile 50 yaş arasındaki yetişkinlerde miyopinin ortalama −1.00 diyoptri kadar ilerleyebildiğini ortaya koymuştur. Bu, miyopinin erişkinlikte tamamen durağanlaştığı yönündeki görüşü sorgulamakta ve miyopi kontrol stratejilerinin yetişkinlere de uyarlanması gerektiğini göstermektedir.
Çalışma verileri, miyopinin ilerlemesinin yaşla birlikte yavaşladığını ancak 20’li yaşlarda hâlen anlamlı biçimde ilerlediğini göstermektedir. Başlangıç miyopisi arttıkça ilerleme miktarı da artma eğilimi göstermiştir. En hızlı ilerleme 20–30 yaş aralığında gözlenmiştir.
Bu bulgular, miyopi yönetiminin sadece çocuklarla sınırlı kalmaması, genç yetişkinlerde de düzenli ölçüm ve uygun optik/yaşam tarzı stratejilerinin sürdürülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Uzun saatler ekran karşısında çalışan ve iç mekânda zaman geçiren yetişkinlerde miyopi artışının ve gözün ön arka uzunluğunun artışının devam etmesi, yaşam biçimiyle doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla miyopi, yalnızca çocuklukta değil; erişkinlikte de dikkatli izlem ve yaşam tarzı düzenlemeleri gerektiren ömür boyu yönetilmesi gereken bir durumdur.






Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.
İletişim Bilgileri