
Kornea hidropsu, gözün saydam tabakası olan korneada ani ve belirgin bir şişme (ödem) gelişmesiyle ortaya çıkar ve görmeyi kısa sürede bulanıklaştırır. Bu durum, korneanın en iç tabakası olan Descemet zarı ile endotel katmanında oluşan bir yırtık nedeniyle göz içi sıvısının kornea dokusuna sızması sonucu meydana gelir.
Korneada 'su toplaması' olarak tanımlanabilecek bu tablo, hastalar tarafından genellikle 'camın buğulanması' gibi ifade edilir. Işığa hassasiyet, batma ve sulanma eşlik edebilir.
Kornea hidropsu en sık keratokonusun ileri evrelerinde görülür. Keratokonusta kornea incelir ve öne doğru sivrileşir; bu bölgelerde gerilim artar ve Descemet zarı yırtılabilir. Göz ovalama alışkanlığı, özellikle alerjik konjonktivitli hastalarda, hidrops gelişme riskini artırır. Bu nedenle keratokonusun erken tanısı, düzenli takibi ve ilerlemeyi yavaşlatan tedaviler hidropsu önlemede çok önemlidir.
Kornea hidropsu, genellikle ileri evre keratokonus gibi ektatik kornea hastalıklarında, korneanın iç tabakasını oluşturan Descemet membranının ani yırtılması sonucu ortaya çıkar. Bu yırtılma, göz içi sıvısının kornea dokusu içine sızmasına neden olur ve korneada ani ödem, bulanıklık ve görme kaybı gelişir. Travma, kontakt lensin aşırı kullanımı, cerrahi girişimler veya ileri korneal incelme durumu riski artıran faktörler arasında yer alır.
Görmenin birkaç saat içinde hızla buğulanması, gözde rahatsızlık hissi, sulanma ve ışığa bakmakta zorlanma hidropsun tipik belirtileridir. Böyle bir durumda beklemeden göz doktoruna başvurmak gerekir; erken müdahale iyileşme sürecini hızlandırır ve kalıcı iz riskini azaltır.
Tanı biyomikroskop muayenesiyle konur. Korneada beyaz-gri bulanıklık ve ödem izlenir. Ödemin yerini ve derinliğini göstermek için ön segment optik koherens tomografi (OCT) kullanılır. Korneanın incelme derecesi ve şekli topografi ile değerlendirilir. Bu incelemeler hem tedavi planını şekillendirmede hem de keratokonusun takibinde önemlidir.
Kornea hidropsunde hafif olgularda ilaç tedavisiyle ödemin kendiliğinden çözülmesi mümkündür. Hipertonik tuzlu damlalar fazla sıvının çekilmesine yardımcı olur; suni gözyaşları konfor sağlar; kısa süreli steroid damlalar ödemi yatıştırır; epitel bütünlüğü bozulmuşsa antibiyotikli damlalar eklenir.
Geniş yırtıklarda gözün ön boşluğuna hava veya uzun etkili gaz verilerek yırtık kenarları yaklaştırılır (intrakameral gaz tamponadı). Gerektiğinde kornea içindeki sıvı boşaltılabilir veya biyolojik yapıştırıcılarla desteklenebilir. Kalıcı ve görmeyi kısıtlayan kornea skarı gelişirse lameller kornea nakli (DALK; Deep Anterior Lameller Keratoplasti) veya tam kat nakil (Penetran Keratoplasti) gündeme gelir.
Kornea hidropsu iyileşme süreci haftalar ile aylar arasında değişir. Gaz uygulamaları iyileşmeyi hızlandırabilir. Ödem geçtikten sonra korneada düzensizlik veya iz kalabilir; bu durumda sert gaz geçirgen veya skleral kontakt lenslerle görme kalitesi artırılabilir. Gerekli durumlarda lameller cerrahi kalıcı bir çözüm sağlar. Görme düzeyi; yırtığın büyüklüğü, tedaviye başlama zamanı ve keratokonusun şiddetine bağlıdır.
Keratokonus olan hastalar, göz ovalamaktan kaçınmak, alerjiyi kontrol altına almak ve düzenli doktor kontrollerini aksatmamak gerekir. Uygun hastalarda kroslink tedavisi (korneal cross-linking, CXL) kornea dokusunu güçlendirerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatır ve hidrops gelişme riskini belirgin ölçüde azaltır. Kroslink tedavisinin doğru zamanda yapılması, hidrops sonrası iz kalma riskini de azaltır. Kontakt lens kullanımı hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Ödem geriledikten sonra kornea stabil hale geldiğinde kroslink tedavisi (CXL) uygulanabilir. Görmeyi artırmak için sert gaz geçirgen, hibrit veya skleral lensler tercih edilir. Korneada kalıcı leke ve düzensizlik varsa lameller kornea cerrahisi (DALK) düşünülür.
Görme birkaç saat içinde hızla bozuluyorsa, gözde ağrı ve yoğun bulanıklık başladıysa, ışığa bakmak zorlaştıysa veya tedaviye rağmen şikayetler artıyorsa vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Erken müdahale iyileşmeyi hızlandırır ve kalıcı iz gelişimini önler.
Kornea hidropsu, keratokonusla yakından ilişkili, ani başlangıçlı ancak güncel tedavilerle büyük ölçüde yönetilebilen bir durumdur. Düzenli takip, göz ovalamaktan kaçınma, uygun damla tedavisi ve zamanında yapılan kroslink tedavisi ile çoğu hasta güvenle günlük yaşamına döner.






Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.
İletişim Bilgileri