Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaProf. Dr. Yonca Aydın Akova Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Diyabetik Retinopati Tedavisi

Diyabetik Retinopati Tedavisi

Diyabetik Retinopati Nedir?

Diyabetik retinopati, uzun süreli diyabetin gözün arka kısmındaki retina tabakasında oluşturduğu damar hasarıdır. Retina, görme sinyallerini beyne ileten hassas bir dokudur.

Kan şekeri yüksekliği bu damarlarda zayıflama, sızıntı veya tıkanma oluşturur. Erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilir; ancak zamanında fark edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir.

Diyabet Gözleri Nasıl Etkiler?

Kanda şeker düzeyinin uzun süre yüksek seyretmesi retina damarlarının duvarlarını zedeler; bu damarlar sızdırmaya başlar ya da tıkanarak retina dokusunun oksijensiz kalmasına yol açar.

Retina bu oksijen açığını yeni damarlar üreterek telafi etmeye çalışır; ancak bu yeni damarlar zayıf ve kırılgandır, kolayca kanar ve göz içi boşluğuna sızarak görmeyi aniden bozabilir. Bu süreç zamanla vitreus içine kanamalara, çekintilerin artmasına, çekintiye bağlı retina yırtıklarına ve hatta retina dekolmanına kadar ilerleyebilir.

Yüksek tansiyon, böbrek hastalığı, sigara kullanımı ve kan yağlarındaki artış bu hasarı hızlandırır. Bu nedenle diyabetik retinopatide tedavi yalnızca göze değil, genel metabolik dengeye yönelik olmalıdır.

Bu nedenle diyabetik retinopatide tedavi yalnızca göze yönelik değil, tüm metabolik dengeyi hedefleyecek şekilde planlanmalıdır.

Diyabetik Retinopati Körlük Yapar mı?

Diyabetik retinopati tedavi edilmezse evet, ilerlemiş evrelerde kalıcı görme kaybına neden olabilir. Ancak düzenli göz muayenesi ve erken müdahale ile hastalığın ilerlemesi durdurulabilir.

Erken evrede fark edilen değişiklikler genellikle ilaç veya lazer tedavisiyle kontrol altına alınır.

Diyabetik Retinopati Nasıl İlerler?

Hastalığın seyri damar hasarının düzeyine göre dört ana evrede incelenir:

  • Hafif non-proliferatif evre: Damar duvarlarında küçük baloncuklar (mikroanevrizmalar) oluşur. Görme genellikle normaldir.
  • Orta evre: Damar duvarı zayıflar, küçük sızıntılar ve kanamalar artar; bazen maküla bölgesi etkilenir ve bulanık görme başlar.
  • İleri non-proliferatif evre: Damar tıkanıklıkları belirginleşir, retina oksijen yetersizliği çeker.
  • Proliferatif evre: Yeni, kırılgan damarlar oluşur. Bu damarlar kolayca kanayarak vitreus içine sızabilir veya fibrovasküler zar oluşturarak retina dekolmanına yol açabilir. Erken evrelerde hasta çoğu kez hiçbir belirti fark etmez. Bu yüzden “görmem iyi, demek ki gözüm sağlam” düşüncesi yanıltıcıdır.

Diyabetik Maküla Ödemi Nedir?

Maküla, gözün net ve ayrıntılı görmeyi sağlayan merkezidir. Diyabette bu bölgede kılcal damarlar sızdırmaya başladığında sıvı birikimi olur; hasta yazıları dalgalı ya da kırık görür, renkler soluklaşır ve görüntü giderek bulanıklaşır. Diyabetik retinopatide görme kaybının en sık nedeni bu tablodur.

Optik koherens tomografi (OCT) ile tanı kısa sürede doğrulanır; aynı yöntemle tedavinin etkisi düzenli aralıklarla güvenilir biçimde izlenir. Erken tanı ve zamanında tedavi, maküla hasarını sınırlayarak görmenin korunmasında belirleyici rol oynar.

Diyabetik Maküla Ödemi Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabetik retinopati tedavisindeki amaç, retina merkezindeki sıvıyı azaltmak ve görmeyi korumaktır. Kan şekeri, tansiyon ve kolesterolün düzenlenmesi, göz tedavisinin başarısında temel unsurdur. Hastalığın evresine göre üç ana yaklaşım kullanılır;

1. Göz İçi İğne (Intravitreal Enjeksiyon) Tedavisi

Diyabetik maküla ödeminde en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Bu enjeksiyonlarda, damar geçirgenliğini artıran VEGF adlı maddeyi baskılayan ilaçlar kullanılır. Sonuçta damar sızıntısı azalır, ödem geriler ve görme netleşir. İşlem steril koşullarda, damla anestezisiyle yapılır.

Çoğu hasta sadece hafif bir baskı hisseder. Uygulama birkaç dakika sürer ve genellikle ağrısızdır. İlk aylarda genellikle ayda bir enjeksiyon yapılır. Görme ve OCT bulguları düzeldikçe aralıklar uzatılır.

Bazı hastalarda göz içi steroid implantlar tercih edilir; bu ilaçlar göz içinde yavaş salınarak aylarca etki sağlar. Bu tedaviler, görme kaybını önlemede büyük başarı sağlar. Zamanında yapılan enjeksiyonlar, körlük riskini belirgin şekilde azaltır.

2. Lazer tedavisi

Günümüzde lazer tedavisi, çoğunlukla enjeksiyonları destekleyici amaçla ilave tedavi olarak uygulanır. Sızıntı odaklarını kapatarak ödemi azaltır veya yeni damar oluşumunu engeller. Mikropuls veya panretinal lazer teknikleri, retina dokusuna zarar vermeden etkili sonuçlar sağlar.

3. Kombine tedavi

Diyabetik Hastalarda Katarakt Cerrahisi

Diyabet, katarakt oluşumunu hızlandırır. Katarakt cerrahisi planlanmadan önce retina ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Aktif maküla ödemi veya proliferatif retinopati varsa, öncelikle bu durumlar tedavi edilmelidir. Ameliyat sonrası dönemde ödem riskini azaltmak için antiinflamatuar damlalar veya gerekirse göz içi enjeksiyonlar uygulanabilir.

Lens seçimi dikkatle yapılmalıdır: Diyabetik hastalarda genellikle monofokal lensler veya astigmatı düzelten torik lensler tercih edilir. Çok odaklı veya trifokal lensler, retina hastalığı olan gözlerde kontrast duyarlılığını azaltabileceğinden genellikle önerilmez.

Gebelikte Diyabetik Retinopati Takibi

Gebelik, özellikle önceden diyabeti olan kadınlarda retinopatinin ilerlemesine neden olabilir. Bu nedenle gebeliğin ilk üç ayında göz muayenesi yapılmalı, orta veya ileri evre hastalarda her trimesterde kontrol edilmelidir. Gerekirse güvenli bir seçenek olarak lazer tedavisi uygulanabilir.

Takip Sıklığı Neden Bu Kadar Önemli?

Diyabetik retinopati sinsi ilerler; hastanın görmesi iyi olsa bile retina hasarı başlamış olabilir. Erken dönemde saptanan değişiklikler, basit tedavilerle kolayca kontrol altına alınabilir.

Retinopatisi olmayan hastalarda yılda bir kez, hafif evrede olan hastalarda altı ayda bir, ileri evrede veya maküla ödemi varsa üç ayda bir kontrol önerilir. Gebelik, hipertansiyon veya böbrek hastalığı gibi riskler varsa bu aralıklar daha sık olmalıdır.

Erken tanı konan hastalarda uygun tedaviyle kalıcı görme kaybının önlenme oranı %80’in üzerindedir.

Diyabet Kontrolü Göz Sağlığını Nasıl Etkiler?

Diyabetik retinopati yalnızca gözle sınırlı değildir; tüm damar sisteminin bir yansımasıdır. Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinin dengede tutulması, göz damarlarını korumanın en etkili yoludur.

Her 1 puanlık HbA1c düşüşü, retinopati riskini yaklaşık %30 azaltır. Açlık şekeri 80–130 mg/dL, tokluk 180 mg/dL’nin altında hedeflenmelidir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, yeterli su tüketimi ve sigarayı bırakmak görmeyi korumanın en basit ama en güçlü adımlarıdır.

Diyabetik Retinopati Sık Sorulan Sorular

Diyabetik retinopati tamamen tedavi edilebilir mi?

Erken dönemde fark edilirse evet; hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve görme korunabilir.

İğne tedavisi ağrılı mı?

Hayır. Damla anestezisi ile yapılır, genellikle ağrısızdır ve birkaç dakika sürer.

Lazer tedavisi görmeyi düzeltir mi?

Amaç görmeyi artırmaktan çok, daha fazla kaybı önlemektir.

Katarakt ameliyatı diyabetik hastalarda riskli mi?

Retina hastalığı kontrol altındaysa katarakt ameliyat güvenle yapılabilir.

Ne sıklıkla göz muayenesi yaptırmalıyım?

Retinopatisi olmayan hastalarda yılda bir kez; hastalık varsa hekim önerisine göre 3–6 ayda bir muayene gerekir.

Diyabetik retinopati, düzenli takip ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Gözleriniz, vücudunuzun genel sağlığının aynasıdır. Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol dengesine gösterdiğiniz özen, görmenizi korumanın en iyi yoludur. Unutmayın: Diyabetinizi ne kadar iyi kontrol ederseniz, gözleriniz o kadar sağlıklı kalır. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli kontrollerle görme kaybının önüne geçmek mümkündür.

Güncelleme Tarihi: 31.10.2025
Prof. Dr. Yonca Aydın Akova
Editör
Prof. Dr. Yonca Aydın Akova
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaSoru ve Randevu Formu
Basından
ANLAŞMALI KURUMLAR
Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler. Tüm özel sigortalar ve bankalarla kurumsal olarak anlaşma çalışmalarımız devam etmektedir.

Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri
Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaPROF. DR. YONCA AYDIN AKOVAGöz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Katarakt, Kornea, Glokom Cerrahisi
0312 557 90000505 172 1717