
Katarakt göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi sonucunda bulanıklaşmasına denir. Kataraktın sertliğine ve göziçi merceğindeki matlaşmanın yerine göre değişik tipleri vardır.
Örneğin merceğin arka yüzünde yer alan kataraktlar hastalarda daha fazla şikayete neden olur ve bu nedenle de daha erken operasyon gerekebilir.
Katarakt, göz merceğinin zamanla saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. En yaygın nedeni yaşlanmadır; yaşla birlikte merceği oluşturan proteinler yapısal bütünlüğünü yitirir ve bulanıklaşmaya başlar.
Bunun dışında genetik faktörler, uzun süreli ultraviyole (UV) ışık maruziyeti, diyabet, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi ve bazı ilaçlar (özellikle kortikosteroidler) da katarakt gelişimini hızlandırabilir. Göz yaralanmaları, radyasyona maruz kalma veya geçirilmiş göz ameliyatları da kataraktın erken yaşta ortaya çıkmasına yol açabilir.
Katarakt genellikle yavaş ilerler ve başlangıçta fark edilmesi zor olabilir. Ancak ilerledikçe görme kalitesinde belirgin azalma meydana gelir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
Bu belirtilerden biri ya da birkaçı fark edildiğinde, gecikmeden bir göz hekimine başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşır.
Katarakt tek tip bir hastalık değildir; merceğin etkilenen bölgesine göre farklı alt türleri bulunur:
Katarakt tanısı, kapsamlı bir göz muayenesiyle kolayca konulabilir. Göz hekimi, biyomikroskop (yarık lamba mikroskobu) ile merceği detaylı şekilde inceler ve bulanıklığın derecesini değerlendirir. Ayrıca görme keskinliği testleri, retina muayenesi ve pupilla genişletilerek yapılan fundus incelemesi de tanıyı destekler. Bazı durumlarda, cerrahi planlamadan önce gözün optik ölçümleri yapılır ve uygun yapay lens tipi belirlenir.
Katarakt, ilerleme düzeyine göre farklı evrelere ayrılır. Bu sınıflandırma, hastanın görme kaybı derecesine ve mercek bulanıklığının yoğunluğuna göre yapılır:
Erken evrede düzenli takip yeterli olabilir, ancak ileri evrede cerrahi müdahale tek kalıcı tedavi yöntemidir.
Katarakt genellikle yavaş ilerlediği için erken dönemde belirti vermeyebilir ve hastalar tarafından fark edilmeyebilir. Ancak rutin göz muayeneleri sırasında göz hekimi, detaylı bir biyomikroskopik inceleme ile kataraktın en erken bulgularını bile tespit edebilir.
Katarakt erken tanısı, hem görme kaybının önlenmesi hem de uygun tedavi zamanının belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, sadece göz rahatsızlığı yaşayanların değil, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerin de yılda en az bir kez kapsamlı bir göz muayenesinden geçmesi önerilir.
Düzenli kontroller sayesinde katarakt dışında glokom, sarı nokta hastalığı veya diyabete bağlı göz problemleri de erken dönemde saptanabilir.
Kataraktın günümüzdeki tek tedavisi cerrahidir. Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Katarakt nedeniyle görme keskinliği ve kalitesi azalmış hastalarda yeniden iyi görmenin sağlanması amacıyla katarakt ameliyatı yapılır. Katarakt tedavisinde (ameliyatında) hastanın bulanıklaşmış merceği yeni bir mercekle değiştirilir.
Katarakt tedavisinde en etkili ve kalıcı yöntem cerrahidir. Günümüzde bu işlem, modern teknolojiler sayesinde oldukça güvenli ve konforlu bir şekilde gerçekleştirilmektedir.
En yaygın kullanılan teknik, fakoemülsifikasyon adı verilen yöntemdir. Bu yöntemde, göz içine küçük bir kesi yapılır ve ultrason enerjisiyle bulanıklaşan doğal mercek parçalanarak dışarı alınır. Ardından, hastanın net bir şekilde görmesini sağlayacak yapay göz içi lensi (intraoküler lens – IOL) yerleştirilir.
Yeni nesil lazer destekli katarakt cerrahileri ise daha hassas kesiler ve hızlı iyileşme süresi sunar. Tedavi sonrası hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir ve birkaç gün içinde görme kalitesi belirgin biçimde artar.
Halen katarakt cerrahisinde yöntem olarak FAKO cerrahisi uygulanmaktadır. Bu yöntem halk arasında "lazerli cerrahi" olarak bilinir. FAKO cerrahi teknikte 2,2 mm’lik küçük bir kesiden girilip, torsiyonel fako enerjisi yöntemi ile kataraktlı mercek eritilerek çıkartılır, yerine katlanan ve çok küçük bir alandan göz içine yerleştirilmek üzere özel tasarlanmış olan lens (mercek) yine özel bir enjektörle yerleştirilir. Kesi küçük olduğundan dikişe gerek duyulmaz.
Lazerle Katarakt Tedavisi başarısında hekimin cerrahi deneyiminin, kullanılan cihaz ve teknolojilerin ve mercek kalitesinin önemi büyüktür. Operasyon hastalarda kataraktın oluşturduğu pusluluk yok olur ve görme keskinliği tamamen normale döner. Sonuçta hasta kataraktlı gözüyle görmesinin ne kadar kötü olduğunun farkına varır.
Femtosaniye Lazer yardımıyla katarakt cerrahisi uygulanırken göz doktoru bilgisayar kontrollü lazer cihazı kullanmaktadır. Cerrahi öncesi yapılan değerlendirmelere göre cihazın kornea üzerinde yapacağı kesilerin şekli, açısı ve ölçüsü bilgisayara yükleniyor. Daha sonra göz merceğinin ön zarının lazer ışınları kullanılarak açılması için gereken veriler ve kataraktın sertliğine göre parçalanması için gerekli değerler de cihaza yükleniyor. Bunlardan sonra göze özel bir mercek uygulanarak, femtolazer uygulaması gerçekleştiriliyor. Günümüzde kullanılan standart fako cerrahisinde ise bu işlem hekim deneyimine bağlı olarak mekanik cihazlar kullanılarak yapılıyor.
Multifokal lenslerle uygunlanmasıyla mümkün. Bu lensler çok odaklı olup hem yakını hem uzağı net gösterirler. FAKO cerrahisi sırasında gözün içindeki mercek alınarak yerine uzak ve yakını gösterebilen "multifokal lens" olarak adlandırılan bu özel mercekler konulabilmektedir. Bu merceklerde çeşitli halkalar yer alır. Bu halkaların bir kısmı uzağı, bir kısmı da yakını görmeyi sağlar. Hastalar buna çok kısa sürede adapte olarak ameliyat sonrası uzak ve yakın gözlüklerinden kurtularak hem uzağı hem yakını rahatlıkla görür hale gelmektedir.

Her göz için multifokal lenslerin hastaya uygun olup olmadığının operasyon öncesi detaylı bir şekilde değerlendirilmesi ve özel ölçümlerin alınması gerekmektedir: ‘Hastanın mesleği ve aktiviteleri için uzağı mı yoksa yakını mı görmesi önemlidir?’ sorusunun yanıtı ameliyat öncesinde mutlaka bilinmelidir.
Ek olarak, mercek seçiminde, hastaların mesleği, yaşı, sosyal aktivitesi, okuma alışkanlığı, entelektüel düzeyi çok önemlidir. Hastanın, şeker hastalığı, ileri göz tansiyonu veya retina hastalığı olmaması gerekir. Hasta seçiminde gözbebeği büyüklüğünün uygun olup olmaması da değerlendirilir.
Katarakt cerrahisi sırasında bulanıklaşan doğal göz merceği çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi mercek (intraoküler lens – IOL) yerleştirilir. Bu mercek, sadece kataraktı ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda hastanın görme kalitesini de belirleyici hale getirir. Bu nedenle doğru lens seçimi, ameliyatın başarısı kadar önemlidir. Günümüzde teknolojik gelişmeler sayesinde kişiye özel, farklı ihtiyaçlara hitap eden çok sayıda mercek seçeneği mevcuttur.
Monofokal Lensler: En klasik lens tipidir. Bu mercekler, tek bir odak noktasına sahiptir; genellikle uzak mesafeye odaklanacak şekilde yerleştirilir. Uzak görüş oldukça net olur, ancak yakın veya ara mesafelerde gözlük ihtiyacı devam edebilir. Okuma gözlüğü kullanmakta sakınca görmeyen hastalar için uygundur.
Multifokal (Çok Odaklı) Lensler: Multifokal lensler, farklı halkalar aracılığıyla hem uzak hem yakın mesafelerde net görüş sağlar. Bu lensler sayesinde hasta çoğu durumda gözlüksüz yaşayabilir. Ancak gece ışık yansımaları (halolar) veya kontrast hassasiyetinde azalma gibi görsel adaptasyon süreci gerekebilir.
Trifokal Lensler (Üç Odaklı Akıllı Lensler): En ileri teknolojiye sahip lens grubudur. Uzak, yakın ve orta (bilgisayar mesafesi) mesafede eş zamanlı olarak net görüş sunar. Modern yaşam tarzında, özellikle bilgisayar kullanan veya aktif çalışan kişiler için ideal bir tercihtir. Trifokal lensler sayesinde okuma, araç kullanma ve ekran başında çalışma sırasında ek gözlük ihtiyacı genellikle ortadan kalkar.
Torasik (Astigmat Düzeltici) Lensler: Astigmatizması olan kişilerde tercih edilir. Bu lensler, kataraktla birlikte korneal eğrilik kusurlarını da düzelterek görme kalitesini artırır. Torik lensler, hem monofokal hem de multifokal versiyonlarda bulunabilir ve astigmat düzeltmesi sayesinde net ve keskin bir görüş sağlar.
Katarakt tedavisi zamanında yapılmadığında, görme keskinliği giderek azalır ve ilerleyen dönemlerde hasta neredeyse hiç göremez hale gelebilir. Görme kaybı günlük yaşamı doğrudan etkileyerek okuma, araç kullanma ve yüz tanıma gibi temel aktiviteleri imkânsız hale getirir. Ayrıca ileri evre katarakt, göz içi basıncının artmasına neden olarak glokom gibi kalıcı görme kaybına yol açabilecek diğer hastalıkların ortaya çıkma riskini de artırabilir. Bu nedenle, katarakt tanısı konulduğunda tedavi süreci geciktirilmemeli ve görme kalitesi düşmeden cerrahi planlanmalıdır.
Katarakt, genel olarak orta yaş ve üstü kişilerde görülen bir göz hastalığıdır. Ancak yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda doğumsal olarak görülebilir. Ayrıca şeker hastalarında, böbrek hastalarında, uzun süre kortizonlu ilaç kullananlarda katarakt daha erken ortaya çıkabilir. Göze gelen bir darbe sonrası da katarakt görülebilir.
Kataraktın yol açtığı görme bozukluğu hastanın yaşam kalitesini bozuyorsa cerrahi planlanması uygun olur. Uygun hasta seçimi, cerrahi teknik, hekimin tecrübesi ve doğru mercek seçimiyle yapılacak bu operasyonlarda yüksek oranda başarı sağlanır.
Katarakt yaş ilerledikçe her insanda az ya da çok oluşur. Ultraviyole ışınlarından koruyan iyi bir güneş gözlüğü takmak katarakt gelişimini yavaşlatabilir. Ayrıca sağlıklı beslenmek ve kan şekerinin düzenli olması katarakt gelişimini önleyebilir veya oluşumunu geciktirebilir.
Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Katarakt Ameliyatı Ankara
Lazerle Katarakt Ameliyatı
Torik (Astigmatlı) Göz İçi Mercekler
Akıllı Lens Nedir? Ameliyatı Fiyatı 2026
EDOF LensMerhaba, hocam öncelikle sol gözüm sağ gözüme göre daha kötü durumda ve birkaç yer ile görüştüğümde tarafıma astronomik rakamlar teklif ettiler muayene tetkiklerimi size göndermek istiyorum yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkürler.
Merhabalar. Geçmiş olsun. Tetkikler muayene bulguları le birlikte bir anlam ifade eder. Muayenenizi yapmadan sadece tetkikler ile bir şey söylemek doğru olmaz. Bilgi vermesi için sekreterimi yönlendiriyorum 0505 172 17 17 numaralı telefondan size ulaşacaktır.
Adanada kornea amleiyatı olduğum için ve üstüne katarak ameliyatını sadece balcalı hastanesi yapıyor siz bu ameliyatı şu anda gerçekleştirebiliyormusunuz
Evet Kornea nakilli gözlerde katarakt ameliyatı benim uzmanlık alanım. Gelirseniz ameliyat konusunda yardımcı olurum.
Kornea nakli oldum katarakt amaliyatı olabilir miyim normal insanlar gibi sayın hocam
Kornea nakli sonrası katarakt ameliyatı çok özellik gösterir. Hem kornea nakli hem de katarakt konusunda tecrübeli bir hekim tarafından yapılmasında yarar var.






Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.
İletişim Bilgileri