Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaProf. Dr. Yonca Aydın Akova Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Göz Kızarıklığı Her Zaman Konjonktivit midir?

Göz Kızarıklığı Her Zaman Konjonktivit midir?

Göz Kızarıklığı Her Zaman Konjonktivit midir? Konjonktivit Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Gözünüz bir sabah kızarmış, sulanmış veya çapaklanmış olarak uyandığınızda ilk akla gelen çoğu zaman “Konjonktivit oldum” düşüncesidir. Ardından evde daha önce kullanılmış bir antibiyotikli göz damlasına başlamak da oldukça yaygındır.

Oysa göz kızarıklığı konusunda en sık yapılan hatalardan biri budur. Her kırmızı göz konjonktivit değildir; her konjonktivit enfeksiyon değildir ve her enfeksiyonda da antibiyotik kullanılması gerekmez.

Göz kızarıklığının altında viral veya bakteriyel bir enfeksiyon bulunabileceği gibi alerji, kuru göz hastalığı, blefarit, meibomian bez disfonksiyonu, kontakt lens kullanımı veya göz yüzeyini tahriş eden maddeler de olabilir. Daha önemlisi, kornea enfeksiyonları, üveit, sklerit ve akut açı kapanması glokomu gibi görmeyi tehdit edebilen bazı hastalıklar da başlangıçta yalnızca “kırmızı göz” şeklinde kendini gösterebilir.

Bu nedenle göz kızarıklığında asıl soru “Hangi damlayı kullanmalıyım?” değil, “Gözüm neden kızardı?” olmalıdır.

Konjonktivit Nedir?

Konjonktiva, gözün beyaz kısmının üzerini ve göz kapaklarının iç yüzünü örten ince, şeffaf dokudur. Bu dokunun inflamasyonuna konjonktivit adı verilir.

Konjonktivit aslında tek bir hastalığın adı değildir. Virüsler ve bakteriler konjonktivada enfeksiyona neden olabilir; ancak alerji, kuru göz, göz kapağı hastalıkları, bazı göz damlaları, kimyasal irritanlar ve kontakt lens kullanımı da konjonktival inflamasyona yol açabilir.

Bu nedenle birbirine çok benzeyen kırmızı gözlerin tedavileri tamamen farklı olabilir.

Göz Kızarıklığı Neden Olur? Her Kırmızı Göz Konjonktivit midir?

Hayır. Kırmızı göz bir tanı değil, bir bulgudur.

Konjonktivit göz kızarıklığının en sık nedenlerinden biridir. Ancak kuru göz, blefarit, meibomian bez disfonksiyonu, göz damlalarına bağlı toksik veya alerjik reaksiyonlar ve kontakt lens komplikasyonları da benzer belirtiler oluşturabilir.

Daha önemlisi, kornea enfeksiyonu veya ülseri, üveit, sklerit ve akut açı kapanması glokomu gibi daha ciddi hastalıklar da kırmızı gözle başlayabilir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Basit bir konjonktivitte batma ve rahatsızlık hissi olabilir; ancak belirgin göz ağrısı, ciddi ışık hassasiyeti veya görmede azalma varsa tabloyu basit konjonktivit olarak kabul etmemek gerekir.

Konjonktivit Her Zaman Enfeksiyon mudur?

Hayır. Konjonktivit kelimesi yalnızca konjonktivanın inflamasyonunu ifade eder.

Bu inflamasyon viral veya bakteriyel bir enfeksiyona bağlı olabileceği gibi alerji nedeniyle de gelişebilir. Kuru göz, blefarit, meibomian bez disfonksiyonu, oküler rozasea, kontakt lensler ve bazı göz damlalarının uzun süreli kullanımı da konjonktiva ve göz yüzeyinde inflamasyona neden olabilir.

Özellikle haftalarca devam eden veya sık tekrarlayan göz kızarıklıklarını her defasında yeni bir enfeksiyon olarak değerlendirmek doğru değildir.

Göz Kızarıklığında Antibiyotikli Damla Kullanılmalı mı?

Her zaman değil.

Erişkinlerde görülen akut enfeksiyöz konjonktivitlerin önemli bir bölümü viraldir ve antibiyotiklerin virüsler üzerine etkisi yoktur. Hafif bakteriyel konjonktivitlerin bir bölümü de kendiliğinden düzelebilir. Uygun hastalarda antibiyotik tedavisi iyileşme süresini kısaltabilir; ancak hangi hastanın gerçekten antibiyotik gerektirdiğine klinik tabloya göre karar verilmelidir.

Gereksiz antibiyotik kullanımı göz yüzeyinde irritasyon ve alerji oluşturabileceği gibi antibiyotik direncinin gelişmesine de katkıda bulunabilir.

Bu nedenle özellikle tekrarlayan kızarıklıklarda çözüm daha güçlü bir antibiyotik aramak değil, doğru tanıyı koymaktır.

Viral Konjonktivit Nasıl Anlaşılır?

Viral konjonktivitin en sık nedenlerinden biri adenovirüstür. Genellikle bir gözde başlar ve birkaç gün içerisinde diğer gözü de etkileyebilir. Kızarıklığın yanında belirgin sulanma, batma, yanma ve yabancı cisim hissi görülebilir. Yakın zamanda geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya çevrede benzer şikâyeti olan kişilerin bulunması tanıyı destekleyebilir.

Bazı hastalarda kulağın hemen önündeki lenf bezlerinde hassasiyet de ortaya çıkabilir.

Adenovirüs bazen yalnızca konjonktivayı değil korneayı da etkileyebilir. Epidemik keratokonjonktivit olarak adlandırılan bu durumda ışık hassasiyeti ve görme bulanıklığı gelişebilir ve iyileşme daha uzun sürebilir.

Viral Konjonktivit Bulaşıcı mıdır?

Evet. Özellikle adenovirüse bağlı konjonktivit oldukça bulaşıcı olabilir.

Enfekte göz salgısının ellere, eşyalara ve buradan başka kişinin gözüne taşınması bulaşmada önemli rol oynar. Bu nedenle ellerin sık yıkanması, gözlerin ovuşturulmaması ve havlu, yastık kılıfı, göz makyajı veya göz damlası gibi kişisel eşyaların paylaşılmaması önemlidir.

Buna karşılık alerjik konjonktivit ve kuru göz gibi enfeksiyon dışı nedenler bulaşıcı değildir. Dolayısıyla her kırmızı göz çevresindeki insanlar için enfeksiyon riski oluşturmaz.

Bakteriyel Konjonktivit Nasıl Anlaşılır?

Bakteriyel konjonktivitte sulu akıntı yerine daha koyu, yapışkan veya pürülan bir akıntı görülmesi daha tipiktir. Hasta özellikle sabah uyandığında kirpiklerinin birbirine yapıştığını tarif edebilir.

Ancak yalnızca akıntının rengine bakarak viral ve bakteriyel konjonktiviti kesin olarak ayırmak her zaman mümkün değildir. Sarı veya yeşil çapak bakteriyel enfeksiyon olasılığını artırabilir ama tek başına tanı koydurmaz.

Çok yoğun irinli akıntı, hızla artan kızarıklık ve kapak şişliği varsa daha ciddi bir bakteriyel enfeksiyon söz konusu olabilir. Özellikle hiperakut konjonktivitlerde kornea kısa sürede etkilenebileceği için göz muayenesi geciktirilmemelidir.

Gözde Çapaklanma Antibiyotik Kullanmayı Gerektirir mi?

Hayır. Bu, konjonktivit konusunda en sık karşılaştığımız yanlış inanışlardan biridir.

Sabahları çapaklanma yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda görülmez. Viral konjonktivitlerde mukus üretimi artabilir; kuru göz, blefarit ve meibomian bez disfonksiyonunda da özellikle sabahları kirpik diplerinde birikinti ve yapışma olabilir.

Bu nedenle yalnızca “Çapak var, antibiyotik gerekir” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Göz Kaşıntısı Alerji Belirtisi midir?

Evet. Hatta belirgin kaşıntı alerjik konjonktivitin en karakteristik belirtilerinden biridir.

Alerjik konjonktivit çoğunlukla iki gözü birden etkiler. Kaşıntıya sulanma, kızarıklık ve göz kapaklarında şişme eşlik edebilir. Aynı dönemde burun akıntısı, hapşırma veya başka alerjik belirtiler de görülebilir.

Gözleri ovuşturmak kısa süreli rahatlama sağlasa da inflamasyonu artırabilir.

Özellikle çocuk ve gençlerde çok şiddetli ve tekrarlayan kaşıntı ile kızarıklığı sıradan bir mevsimsel alerji olarak görmemek gerekir. Vernal keratokonjonktivit ve atopik keratokonjonktivit, korneayı da etkileyebilen ve düzenli takip gerektirebilen daha ciddi alerjik göz hastalıklarıdır.

Kuru Göz Konjonktivit Gibi Görünebilir mi?

Evet ve düşündüğümüzden çok daha sık.

Kuru göz hastalığını artık yalnızca “gözyaşının az olması” şeklinde tanımlamıyoruz. Güncel TFOS DEWS III yaklaşımında kuru göz; gözyaşı filmi ve/veya göz yüzeyinin dengesinin bozulduğu, gözyaşı filmi instabilitesi, hiperozmolarite, inflamasyon, yüzey hasarı ve nörosensöriyel mekanizmaların rol oynayabildiği çok faktörlü bir hastalık olarak değerlendirilmektedir.

Kuru göz hastasında yanma, batma, kumlanma, kızarıklık, sulanma, göz yorgunluğu ve zaman zaman bulanık veya dalgalanan görme görülebilir. Bu belirtilerin birçoğu konjonktivitle karıştırılabilir.

Özellikle haftalar veya aylar boyunca zaman zaman artıp azalan kızarıklığa yanma, batma ve ekran kullanımından sonra artan rahatsızlık eşlik ediyorsa kuru göz ve oküler yüzey hastalıklarını düşünmek gerekir.

Kuru Göz Neden Sulanmaya Yol Açar?

Bu, kuru gözlü hastaların en sık sorduğu sorulardan biridir: “Gözüm kuruysa neden sürekli yaşarıyor?”

Çünkü sağlıklı gözyaşı yalnızca sudan oluşmaz. Göz yüzeyinde dengeli ve stabil bir gözyaşı filminin bulunması gerekir. Özellikle meibomian bezlerinin ürettiği yağ tabakasının yetersiz veya sağlıksız olması durumunda gözyaşı daha hızlı buharlaşır.

Göz yüzeyi bu durumdan rahatsız olduğunda refleks olarak daha fazla gözyaşı üretilebilir. Sonuçta hastanın gözü hem kuru olabilir hem de sürekli sulanabilir.

Dolayısıyla sulanan göz her zaman gözyaşının fazla olduğu anlamına gelmez; gözyaşının kalitesi ve stabilitesi de önemlidir.

Kuru Göz ve Alerji Aynı Anda Olabilir mi?

Kesinlikle. Hatta bu birliktelik tedavi açısından oldukça önemlidir.

Alerjik inflamasyon göz yüzeyini daha hassas hale getirebilir. Gözleri sık ovuşturmak, çevresel faktörler ve kullanılan bazı damlalar gözyaşı filmini bozabilir. Diğer taraftan kuru ve hassas bir göz yüzeyi de çevresel irritanlardan daha kolay etkilenebilir.

Bu nedenle kaşıntı, yanma, batma, sulanma ve kızarıklığın birlikte bulunduğu hastalarda yalnızca alerjiyi veya yalnızca kuru gözü tedavi etmek yeterli olmayabilir.

Bu hastalarda konjonktivanın yanı sıra gözyaşı filmi, göz kapağı kenarları ve meibomian bezlerinin birlikte değerlendirilmesi tedavinin başarısını artırabilir.

Blefarit ve Meibomian Bez Disfonksiyonu Konjonktivit ile Karışır mı?

Evet. Özellikle sık tekrarlayan “konjonktivit” öyküsünün altında bazen kronik göz kapağı hastalığı bulunur.

Blefarit, göz kapağı kenarında kronik inflamasyona neden olur. Meibomian bez disfonksiyonunda ise gözyaşı filminin yağ tabakasını oluşturan bezlerin fonksiyonu bozulur. Her iki durumda da yanma, batma, sulanma, kızarıklık, kirpik diplerinde kabuklanma ve zaman zaman bulanık görme ortaya çıkabilir.

Bu nedenle sürekli antibiyotikli damla kullanmak, göz kapağı ve gözyaşı filmiyle ilgili asıl problemi çözmeyebilir.

Bilgisayar ve Telefon Kullanımı Göz Kızarıklığına Neden Olur mu?

Evet. Uzun süre ekrana baktığımızda göz kırpma sıklığımız azalır ve göz kırpmalarımızın bir bölümü tam olarak gerçekleşmez. Bunun sonucunda gözyaşı filmi daha hızlı bozulabilir.

Özellikle kuru göz veya meibomian bez disfonksiyonu bulunan kişilerde gün sonunda artan yanma, batma, kızarıklık, göz yorgunluğu ve dalgalanan görme ortaya çıkabilir.

Bu tablo enfeksiyon değildir. Dolayısıyla ekran kullanımından sonra tekrarlayan kızarıklığın çözümü antibiyotikli göz damlası değildir.

Kontakt Lens Kullanırken Göz Kızarırsa Ne Yapılmalı?

Kontakt lens kullanıcısındaki kırmızı göze biraz daha dikkatli yaklaşmak gerekir. Çünkü kızarıklığın nedeni basit bir konjonktivit değil, kornea enfeksiyonu yani mikrobiyal keratit olabilir.

Özellikle kızarıklığa ağrı, ışık hassasiyeti veya görme bulanıklığı eşlik ediyorsa kontakt lens hemen çıkarılmalı ve göz muayenesi geciktirilmemelidir.

Kontakt lensle uyumak, lensleri veya lens kabını uygun şekilde temizlememek ve lenslerin suyla temas etmesi mikrobiyal keratit riskini artırabilir.

Bu nedenle kontakt lens + kırmızı göz + ağrı birlikteliğini sıradan bir konjonktivit gibi değerlendirmemek gerekir.

Konjonktivit Sırasında Kontakt Lens Kullanılabilir mi?

Aktif enfeksiyon sırasında kontakt lens kullanımına ara verilmelidir.

Lens kullanımına yeniden ne zaman başlanacağı enfeksiyonun türüne ve korneanın durumuna göre değişebilir. Enfeksiyon sırasında kullanılan lenslerin ve lens kaplarının kontaminasyon açısından değerlendirilmesi de önemlidir.

Özellikle göz tamamen iyileşmeden lens kullanımına erken dönmekten kaçınılmalıdır.

Havuzdan Sonra Göz Kızarması Neden Olur?

Her zaman değil.

Havuz suyundaki klor ve diğer kimyasallar gözyaşı filmini bozarak göz yüzeyinde irritasyon ve kızarıklığa neden olabilir. Bu durumda ortada enfeksiyon bulunmayabilir.

Diğer taraftan bazı viral konjonktivitler havuzlarla ilişkili olabilir. Kontakt lensle yüzmek ise kornea enfeksiyonu açısından ayrıca risk taşır.

Bu nedenle havuz sonrası ortaya çıkan her kırmızı göz için aynı tedaviyi uygulamak doğru değildir.

Kortizonlu Göz Damlası Göz Kızarıklığında Kullanılabilir mi?

Göz hekimi kontrolü olmadan kullanılmamalıdır.

Kortikosteroid göz damlaları doğru hastada son derece etkili ve değerli ilaçlardır. Ancak yanlış tanıda kullanıldıklarında bazı enfeksiyonları ağırlaştırabilirler. Özellikle bazı herpes virüsü enfeksiyonlarında kontrolsüz kortizon kullanımı kornea açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

Uzun süreli ve kontrolsüz kullanım ayrıca göz içi basıncının yükselmesine ve katarakt gelişiminin hızlanmasına neden olabilir.

Bu nedenle daha önce başka bir hastalık sırasında verilmiş antibiyotik-kortizon kombinasyonlu bir damlanın yeni gelişen kırmızı gözde kendi kendine tekrar kullanılması doğru değildir.

Göz Beyazlatıcı Damlalar Göz Kızarıklığı İçin İyi Bir Çözüm müdür?

Gözün daha beyaz görünmesi hastalığın tedavi edildiği anlamına gelmez.

Bazı damlalar göz yüzeyindeki damarları daraltarak kızarıklığı geçici olarak azaltabilir. Ancak kuru göz, alerji, blefarit veya başka bir oküler yüzey hastalığı varsa altta yatan problem devam eder.

Özellikle sık tekrarlayan kızarıklıklarda amaç gözü birkaç saatliğine beyazlatmak değil, neden kızardığını bulmaktır.

Göz Makyajı ve Kozmetik Ürünler Göz Kızarıklığına Neden Olur mu?

Kontamine göz makyajı ürünleri mikroorganizmaların taşınmasına aracılık edebilir. Bazı kozmetik ürünler ise enfeksiyon olmaksızın göz yüzeyinde irritasyon veya alerjik reaksiyon oluşturabilir.

Aktif göz enfeksiyonu sırasında göz makyajına ara vermek uygun olur. Enfeksiyon sırasında kullanılan ve gözle yakın temas eden maskara veya eyeliner gibi ürünlerin tekrar kullanımı konusunda da dikkatli olunmalıdır.

Göz kozmetiklerinin başka kişilerle paylaşılmaması gerekir.

Gözleri Ovuşturmak Göz Sağlığına Zararlı mıdır?

Özellikle alerjik göz hastalıklarında evet.

Ovuşturmak kısa süreli rahatlama hissi verse de inflamasyonu ve kapak şişliğini artırabilir. Uzun süreli ve yoğun göz ovuşturma, özellikle yatkın kişilerde korneanın yapısal özellikleri açısından da istenmeyen bir alışkanlıktır.

Bu nedenle özellikle alerjisi bulunan çocuk ve gençlerde yalnızca “Gözünü ovuşturma” demek yerine ovuşturmaya neden olan kaşıntının etkin biçimde tedavi edilmesi gerekir.

Tek Gözde Uzun Süren Kızarıklık ve Konjonktivit Neden Olur?

Evet. Özellikle haftalar boyunca yalnızca tek gözde devam eden veya sürekli aynı gözde tekrarlayan kızarıklık ve akıntıyı sıradan bir konjonktivit olarak kabul etmemek gerekir.

Göz kapağının altında yabancı cisim, kronik kapak hastalıkları, gözyaşı drenaj sistemi problemleri, bazı viral lezyonlar ve kronik enfeksiyonlar bu şekilde ortaya çıkabilir. Klamidyal konjonktivit de haftalarca süren ve standart damlalara yeterince yanıt vermeyen bir tablo oluşturabilir.

Dolayısıyla iki-üç haftayı aşan, tedaviye rağmen düzelmeyen veya sürekli aynı gözde tekrarlayan kızarıklıkta ayrıntılı göz muayenesi önemlidir.

Tekrarlayan Konjonktivit Neden Olur?

Her kızarıklık atağını yeni bir enfeksiyon olarak değerlendirmek doğru değildir.

Kuru göz hastalığı, meibomian bez disfonksiyonu, blefarit, Demodex, oküler rozasea, kronik alerji, kontakt lens intoleransı veya kullanılan göz damlalarına karşı gelişen toksik reaksiyonlar hastada “sürekli konjonktivit oluyorum” algısı yaratabilir.

Daha nadiren bazı sistemik ve immünolojik hastalıklar da kronik oküler yüzey inflamasyonuna neden olabilir.

Bu durumda amaç her atakta yeni bir damla eklemek değil; korneayı, konjonktivayı, gözyaşı filmini, göz kapağı kenarlarını ve meibomian bezlerini bir bütün olarak değerlendirmektir.

Konjonktivit Tanısı İçin Kültür veya Laboratuvar Testi Gerekir mi?

Çoğu tipik konjonktivit olgusunda gerekmez. Tanı genellikle hastanın öyküsü ve ayrıntılı göz muayenesiyle konabilir.

Ancak çok yoğun pürülan akıntılı veya alışılmadık seyir gösteren enfeksiyonlarda, tedaviye yanıt vermeyen veya tekrarlayan olgularda ve bazı özel risk gruplarında mikrobiyolojik inceleme gerekebilir.

Dolayısıyla kültür her konjonktivit hastasına yapılan standart bir test değil, gerektiğinde tanıyı yönlendiren seçici bir incelemedir.

Çocuklarda Konjonktivit Nasıl Olur?

Çocuklarda viral, bakteriyel ve alerjik konjonktivitlerin tümü görülebilir. Özellikle iki taraflı, tekrarlayan ve yoğun kaşıntının ön planda olduğu kızarıklıklarda alerjik göz hastalığı düşünülmelidir.

Şiddetli kaşıntının yanında ışık hassasiyeti veya görme problemi varsa vernal keratokonjonktivit gibi korneayı etkileyebilen daha ciddi alerjik hastalıkların dışlanması önemlidir.

Yenidoğan dönemindeki kızarıklık ve akıntı ise erişkinlerdeki sıradan konjonktivit gibi değerlendirilmemeli ve gecikmeden hekim tarafından görülmelidir.

Konjonktivit Kaç Günde Geçer?

Hastalığın nedenine göre değişir.

Hafif viral konjonktivitlerin önemli bir bölümü bir-iki hafta içerisinde iyileşir. Bazı adenoviral enfeksiyonlar, özellikle kornea da etkilenmişse, daha uzun sürebilir.

Hafif bakteriyel konjonktivitlerin bir kısmı kendiliğinden düzelebilir; uygun hastalarda antibiyotik tedavisi iyileşme süresini kısaltabilir. Alerjik konjonktivit ise alerjenle temas devam ettiği sürece veya belirli mevsimlerde tekrar ortaya çıkabilir.

Aylar boyunca gelip giden “konjonktivit” yakınmalarında ise artık yalnızca enfeksiyon değil, kuru göz ve kronik oküler yüzey hastalıkları da araştırılmalıdır.

Göz Kızarıklığında Ne Zaman Göz Doktoruna Başvurulmalı?

Basit konjonktivitlerin çoğu görmeyi tehdit etmez. Ancak görmede azalma, şiddetli göz ağrısı veya belirgin ışık hassasiyeti varsa beklenmemelidir. Kornea üzerinde beyaz-gri bir leke görülmesi, çok yoğun irinli akıntı, göze kimyasal madde kaçması veya travma da hızlı değerlendirme gerektirir.

Kontakt lens kullanan bir kişide ağrılı kırmızı göz özellikle önemlidir. Kontakt lens kullanımının mikrobiyal keratit riskini artırdığı ve bu enfeksiyonların ciddi olgularda kalıcı görme kaybına yol açabileceği bilinmektedir.

Aynı şekilde kızarıklığın hızla kötüleşmesi veya tedaviye rağmen düzelmemesi de yeniden değerlendirme nedenidir.

Kısacası göz ağrıyorsa, ışığa bakmak güçleşmişse veya görme etkilenmişse bunu basit konjonktivit olarak kabul edip beklememek gerekir.

Sonuç: Göz Kızarıklığının Nedeni Doğru Belirlenmelidir

Göz kızarıklığında yapılan en önemli hata bütün kırmızı gözleri aynı hastalık olarak değerlendirmektir.

Konjonktivit viral, bakteriyel veya alerjik olabilir. Fakat kuru göz, blefarit, meibomian bez disfonksiyonu, kontakt lens komplikasyonları ve bazı ciddi kornea veya göz içi hastalıkları da çok benzer belirtiler oluşturabilir.

Bu nedenle “Gözüm kızardı, antibiyotik kullanmalıyım” yaklaşımı doğru değildir.

Özellikle tekrarlayan veya uzun süren kızarıklıklarda yalnızca konjonktivaya değil; korneaya, gözyaşı filmine, göz kapağı kenarlarına ve meibomian bezlerine de bakmak gerekir. Bazen hastanın yıllardır “tekrarlayan konjonktivit” olarak tarif ettiği durumun altında aslında kuru göz, alerji veya kronik kapak kenarı hastalığı bulunabilir.

Göz kızarıklığında amacımız kızarıklığı birkaç saatliğine ortadan kaldırmak değil, nedenini doğru belirlemek ve tedaviyi buna göre planlamaktır.

Göz Kızarıklığı ve Konjonktivit Hakkında Sık Sorulan Sorular

Göz Kızarıklığı Konjonktivit Anlamına mı Gelir?

Hayır. Konjonktivit sık nedenlerden biridir; ancak kuru göz, alerji, blefarit, kontakt lens sorunları, kornea hastalıkları ve üveit gibi başka nedenler de kırmızı göze yol açabilir.

Konjonktivit İçin Antibiyotik Şart mı?

Hayır. Viral konjonktivit antibiyotikle tedavi edilmez. Hafif bakteriyel konjonktivitlerin bir bölümü de kendiliğinden düzelebilir. Antibiyotik gereksinimi hastanın klinik durumuna göre belirlenmelidir.

Göz Kaşıntısı Alerji Belirtisi midir?

Özellikle belirgin ve iki taraflı kaşıntı alerjik konjonktivit için önemli bir ipucudur. Ancak kuru göz ve alerji aynı hastada birlikte de bulunabilir.

Kuru Göz Kızarıklık ve Sulanma Yapar mı?

Evet. Kuru göz yalnızca batma ve kuruluk hissi oluşturmaz; kızarıklık, yanma, sulanma ve dalgalanan görmeye de neden olabilir.

Kontakt Lens Kullanırken Gözüm Kızardıysa Ne Yapmalıyım?

Lensi çıkarın. Özellikle ağrı, ışık hassasiyeti veya görme bulanıklığı da varsa kornea enfeksiyonu olasılığı nedeniyle göz muayenesini geciktirmeyin.

Göz Kızarıklığında Hangi Belirtiler Acildir?

Şiddetli ağrı, görme azalması, belirgin ışık hassasiyeti, kornea üzerinde beyaz bir leke, çok yoğun pürülan akıntı ve kontakt lens kullanıcısındaki ağrılı kırmızı göz hızlı değerlendirme gerektirir.

Güncelleme Tarihi: 14.08.2026
Prof. Dr. Yonca Aydın Akova
Editör
Prof. Dr. Yonca Aydın Akova
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaSoru ve Randevu Formu
Basından
ANLAŞMALI KURUMLAR
Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler. Tüm özel sigortalar ve bankalarla kurumsal olarak anlaşma çalışmalarımız devam etmektedir.

Detaylı bilgi, danışma veya randevu için hemen bizi arayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri
Prof. Dr. Yonca Aydın AkovaPROF. DR. YONCA AYDIN AKOVAGöz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Katarakt, Kornea, Glokom Cerrahisi
0312 557 90000505 172 1717